Ahmet Çakar’ın Kayserispor karşılaşmasının hemen ardından sarf ettiği “Fenerbahçe, Galatasaray gibi olamıyor!” sözleri aslında sahadaki tablonun net bir özetiydi. Sarı-kırmızılılar, son yılların tartışmasız en rahat oyunlarından birini sergiledi. Temposuyla, oyuna kattığı coşkuyla ve kaybedilen topu anında geri kazanma becerisiyle takdir toplayan takım, Noa Lang ve Asprilla gibi yeni transferlerin sahaya yansıttığı performansla da taraftarına fazlasıyla güven verdi.
Sahada Yaşanan İlginç Anlar
İlk yarıda yaşananlar ise oldukça tuhaftı. Yunus’un kestiği ortada top auta doğru süzülürken Kayserisporlu Opoku’nun ters bir vuruşla meşin yuvarlağı kendi ağlarına göndermesi tam bir şanssızlık olarak kayıtlara geçti. Hemen arkasından futbol sahalarında ender rastlanan, belki de elli yılda bir görülecek türden bir hata geldi. Savunma oyuncusu bacak arasından topukla kalecisine pas vermek istedi ancak top kısa düşünce araya giren Osimhen takımına bir penaltı kazandırdı. Tüm bu hatalar ligin son haftasında yapılsa muhtemelen ortalık ayağa kalkar, herkes rakibin bilerek gol yediğini iddia ederdi. Oysa gerçek bu değildi. Maçı zaten ilk yarıda koparan Galatasaray, ikinci kırk beş dakikayı tamamen rölantide ve kontrol altında tamamladı. Karşılaşmanın hakemi Adnan Deniz Kayatepe’ye de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Lemina’ya gösterdiği sarı kart tartışmaya açık olsa da, uzun zamandır Türk futbolunun gördüğü en yetenekli, altyapısı sağlam ve objektif hakemlerden biri olduğunu sahada kanıtladı.
Ligde Beklenmedik Konyaspor Kaybı
Kayseri karşısındaki bu kusursuz görünüme rağmen takımın ligdeki seyri bir anda değişiverdi. Cumartesi günü Konyaspor deplasmanında alınan 2-0’lık sürpriz yenilgi, zirve yarışında dengeleri sarsarak kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Ezeli rakip Fenerbahçe’nin puan farkını kapatma ihtimali doğarken, bu can sıkıcı mağlubiyetin baş sorumlularından biri olarak hücum hattındaki kritik eksikler gösterildi. İtalyan spor basınının önde gelen gazetelerinden Tuttosport’un da haberleştirdiği üzere, dizindeki sakatlık nedeniyle Konya’da sahaya çıkamayan Nijeryalı golcü Osimhen’in yokluğu takımı fazlasıyla etkiledi.
Şampiyonlar Ligi’nde Spalletti’ye Karşı
Şimdi ise tüm gözler çarşamba günü İtalya’da oynanacak tarihi Juventus rövanşına çevrilmiş durumda. İstanbul’daki ilk maçta İtalyan devini 5-2 gibi farklı bir skorla ezip geçerek Şampiyonlar Ligi’nde Son 16 turunun kapısını ardına kadar aralayan temsilcimiz, rövanş öncesi forvet hattındaki sakatlık kriziyle boğuşuyor. Luciano Spalletti’nin öğrencileri tur için kendi evlerinde bir mucize ararken, Galatasaray cephesinde Icardi ve Osimhen’in maça yetişip yetişemeyeceği güncelliğini koruyan bir soru işareti. Kulübün sağlık ekibi, Napoli ve Inter günlerinden dolayı Allianz Stadyumu’nun atmosferini çok iyi bilen bu iki yıldızı hazır hale getirmek için yoğun mesai harcıyor. Bu ikili aynı zamanda Spalletti’nin yakından tanıdığı, eski öğrencileri.
İlk maçtaki büyük avantaj hesaba katıldığında Galatasaray’ın turu geçmek için her iki golcüye de mutlak surette ihtiyacı olmadığı düşünülebilir. İleride top tutan ve rakip savunmayı geriye yaslayan birinci sınıf golcülerin eksikliği Juventus’un sahada daha cesur ve baskılı bir oyun oynamasına zemin hazırlayacaktır. İtalyan ekibinin işi her halükarda son derece zor görünse de, yıldız oyuncuların olası yokluğu onlara bu zorlu maç öncesi küçük de olsa bir umut ışığı vadediyor.