KÖTÜYDÜK…

Deyim yerindeyse; örgütlü akıl ile, doğaçlama bir gücün kapışmasını izledik.

Kötüydük…

Daha doğrusu rahattık…

Matematiksel olarak çıkmayı garantilemişiz de bu maç angaryaymış(!) gibi, o denli rahattık…

Taç atışını; rakibe gol pozisyonu olarak ikrama kadar vardı iş.

O kadar yani…

Kalesinin önüne bir şezlong bir şemsiye kurmadığı kaldı Zubas’ın.

Goller ve gol pozisyonlarının tamamında rakibin imzası vardı…

Doksan dakika boyunca rakip kalede, tehlike olarak adlandırılacak tek pozisyonumuz yok! 65.dakikada tehlikemsi bir pozisyon var. O da nazarlık cinsindendi…

Futbol oyununun en temel birimi, ünitesi ve aracı, hiç kuşku yok ki; sadece pastır. Rakip; topuk paslarındaki isabetin örneklerini sergilerken, biz; ‘doğru pas nasıl verilmez’in örneklerini cömertçe sunduk…

Oysa ligin kader maçlarından biriydi…

İlerde yaşanabilecek yol kazası için kredi niteliğindeydi…

En yakın takipçimizle puan farkını altıya çıkartma fırsatıydı…

Rakip bunun farkındaydı, biz rehaveti seçtik…

Krediyi erken tükettik. Ayağımıza kadar gelen kısmeti elimizin tersiyle ittik…

Elbette ki bir maç kaybetmek her şeyin sonu değil. Hala avantaj bizden yana, ne var ki şu da göz ardı edilmemeli; iki zor karşılaşma sonrası haneye yazılan sadece ve sadece bir puan!

Ve zorlu virajın da henüz başındayız…

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ETKİSİZ OYUN, İYİ SONUÇ…

ETKİSİZ OYUN, İYİ SONUÇ…

Tema Tasarım | Osgaka.com