Ana Sayfa EDİTÖR SEÇİMİ 1 Mart 2022

‘TÜRK FUTBOLUNUN BAŞI SAĞ OLSUN’!

‘TÜRK FUTBOLUNUN BAŞI SAĞ OLSUN’!

“Her maçta hakem komedisi seyretmekten utanıyorum. Artık MHK’ya inancımı güvenimi yitirdim. Türk futbolunun başı sağ olsun. Boşuna zaman ve para harcıyoruz; Türkiye’de kulüp başkanlığı aptallık.” Yüksel Yıldırım(Samsunspor F.K. Başkanı)

Hakemlik ve hâkimlik müessesi adaletin bekçisidir. Hiçbir bekçinin ihaneti bu iki kurumun ihaneti kadar yıkıcı olamaz.
Bir ömür harcanıyor insanlar ticarette bir noktaya geliyor, kazancını ibadethane, okul, aşhane, vakıf, dernek, spor kulübü vb. kurarak topluma döndürüyor. Ama bekçinin hoyrat kararlarıyla adalet müessesine liyakate olan inanç güven kökten sarsılıyor. Bu toplumsal sorumluluk motivasyonuyla gerçekleşen kaynak aktarımı kesiliyor.
Yüksel Başkan yukardaki sözleriyle büyük hayal kırıklığına uğradı. İnancını yitirmiş. Bu ahbap çavuş ilişkisi yumağı federasyonun tetikçisi hakemlere rağmen bizlerin çabası boşuna, parasıyla kim rezil olmak ister ki demek istiyor. Heyhat ki MHK bunca cinayet kararlara rağmen ölü sessizliğinde.

Hakem herkes olamaz. Belli şebekenin referansıyla MHK koridorlarında kapı çalabilirsiniz.
Ver parayı bul karayı hokkabazlığının yanında tüpçünün kumarhanesine dönüşen liglerde spor ne kadar spor kalabilir ve etik atmosfer ne kadar korunabilir ki?
Bu dönen dolaplar karşısında son şövalye ruhlu başkan ve bağışçıların da el etek çektiği, küstürüldüğü liglerde Türk futbolu hızla kan kaybetmeye devam edecektir.
Belediye başkanlarının insafına kalan kulüplerin cenazeyi kim kaldıracak pozisyonu geldiğini kaç defa deneyimledik.
Bu gidişatın yıkıcı sonuçlarının olacağının işaret fişekleri atılıp dururken beklenen son sürpriz olmayacaktır. Federasyon acil tedbir alma refleksini gösteremiyorsa tüpçünün kehanetleri gerçekleşiyor ve kasası doluyorsa Türk futbolu çoktan ölmüş de ağlayanı yok.
Başkan haklı ancak bu şövalye ruhun Samsunspordan da ümidini yitirmemesi için bari futbol heyecanını yitirmemiş, satın alınamayacak futbolcu emeğinin alın terinin akması şart. Ümraniye karşısındaki futbolcuları tanıyamadım oynadıkları oyuna futbol demeye bin şahit gerek.
Buradan da anlaşılıyor ki takımda yıkıcı bir rehavet rüzgârı esmekte. Bunun telafisi imkânsız yola girmeden tekrar hedefi şampiyonluk rotasına sokulması için topyekûn takımın bütün sorumluları taraftarın da içinde olduğu heyecan aşılama seferberliğine girişmeli.
Yoksa Başkanın asıl motivasyonu teknik heyete ve takıma olan inancı da güveni de sarsılabilir.
Bilmem tehlikenin farkında mısınız?

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Karabas Markisi :

    1 Mart 2022-15:24

    Yüksekokullarda bir oturumda olarak anlatılabilecek derinlikteki yazınız ve bu konunun Yılport Samsunspor’a bağlanışı da harikulade olmuş, bu nedenle tebrik ederim.
    İlle Trabzon bölgesi hakemleri istemiyoruz kardeşim, hikayenin sonunda perişan olan, trenin son vagonunu da kaçıran biz oluyoruz diye nümayiş mi yapmak gerek? Bakın somut, zaman tarih yer veriyoruz, geçen sene yine bu stad, yine Ümraniye, yine bir Trabzon bölgesi hakemi Ramazan Keleş.. Dje Dje’nin önünde hakem atışından duran topu o dönem Ümraniye’de oynayan Okan Derici’nin gayri ahlaki alarak kaleci Nurullah’ın şaşkın “yok bu kadar da olamaz” bakışları arasında sportmenlik dışı gol atması, sahanın karışması, Ertuğrul Sağlam’ın kırmızı kartla atılması, ceza alması; bu hafta yine bir bölge hakeminin pozisyonun gerisinde kalması, kuru gürültüye pabuç bırakarak Nurullah’ı atması, yardımcıya sormaması.. İçimden dedim aklı başında bir ülkede bu pozisyonu spor okulunda “nasıl kaleci attırılır, nasıl penaltı kapılır” diye anlatılır… Hata herkeste olabilir, ama bu hep oluyorsa hata değildir. Neden maç başında aklımıza gelen başımıza geliyor? Neden kehanet hep kendini doğruluyor? Ne halt ettiğini o kadar biliyor ki, peşinden yalandan Ümraniye’ye sarı kartlar – bir nevi dengeledim balans ayarı..
    Ne avanta istiyoruz, ne de kimsenin kölesi olmak..
    Bunlar oyun içinde yaptığımız hataları örtbas etmez. Fofana ciddi pozisyonlar kaçırdı, yoksa daha 15 dakika olmadan susturuyorduk stadı. Fofana düz bir iş yapamıyor sanırım, ya yana yatıracak, ya çalım atacak. Süper ligdeki son senemizde saçı sarı boyalı Aristide Bance yapardı böyle yerden oynayamazdı hiç. Hele yedek kaleci Alp Tutar tam bir soru işareti. Böylesine nerede durup ne yapacağını bilemeyen bir oyuncu uzun süredir ilk kere gördüm. Hele de böyle önemli bir maçta ve 1.ligde. Cihan ayaklarının ayarını bilemiyor, kontrolsüz, gördüğü kartlardan belli. Günün suskun adamı Tomane de buna eklenince kötü son kaçınılmaz oldu. Hasan Kılıç’ı tebrik ederim. Hem ayakta kaldı hem doğru yerde, doğru zamanda olarak golünü attı. 2 galibiyet ile tekrar hava bulacağımıza inanıyorum. Bundan sonrası? Elimizden gelen yapalım, iplerimizden tutulup oynatılan kuklalar gibi gösterinin sonunu bekleyelim bakalım…

İlginizi çekebilir

Haftanın hakemleri açıklandı

Haftanın hakemleri açıklandı

Tema Tasarım | Osgaka.com