Ana Sayfa EDİTÖR SEÇİMİ 22 Mart 2021

SON İSTASYON PLAY-OFF

SON İSTASYON PLAY-OFF

Son söyleyeceğimi en baştan söyleyeyim… Deniz bitti. Artık Samsunspor’un bu saatten sonra ilk ikiden Süper Lig’e çıkma şansı kalmamıştır. Çünkü bu iş, güç, kuvvet, yetenek, maddi doymuşluk gibi çok önemli etkenlerle olmuyor. Öncelikle inançla, adanmışlıkla, ruhunu ortaya koymakla ve savaşmakla oluyor. Bir de akılla!

Samsunspor’un sezon başından bu yana saha içinde en büyük eksikliği futbol aklıydı. Büyük bir mücadele ile kazanılan topları oyuncular hiç bir zaman akıllı bir şekilde hücum gücüne dönüştüremediler. Zaten takım sezon başından bu yana santrforsuz oynamak zorunda kaldı. Yetersiz hücum denemeleri, yetersiz golcülerin elinde heba oldu.

Başkanın verdiği inanılmaz maddi desteğe rağmen transferler doğru yapılamadı. Hadi ilk yarıda Tomane’ye güvenilerek işe başlandı. Ama onun sakatlığı sonrası takımda alternatif golcü kalmadı. Nadir tek forvet olarak sahaya çıkıp gol atacak bir hücum silahı değil. Belki çift forvet ya da forvet arkasında etkili olabilirdi. Ahmethan’dan ise faydalanılamadı.

Bütün bir ilk yarıyı santrforsuz geçiren Saamsunspor yine de devre arasına iyi bir noktada girdi. Devre arasında yapılan transferlere bakıldığında hepsi için kötü oyuncu denemez. Hepsi de iyi, hücum anlamında yetenekli ve takıma katkı verebilecek oyunculardı. Ama maalesef içlerinde bir tek santrfor yoktu.

Mathias Coureur’un asıl mevkisi santrfor olarak görülüyor. Ama kariyerine baktığımızda bu mevkide oyuna başladığı maç sayısı yüzde 20 civarında. Ya sağ ya da sol kanatta kariyer yapmış. Zaten bir sol kanat oyuncusu olarak kariyer yapan Hamroun’un da santrfor olarak oynadığı maç sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Eskişehir maçını çıkardığımızda ikinci devre kalan 9 maçta 11 gol atılmış. Bunun birisi de Ümraniye maçındaki müdahalesiz atılan gol. Yani maç başına 1 gol falan. Şampiyonluğa oynayan bir takım için kabul edilemez bir rakam.

Her şeye rağmen son iki haftada 4 futbolcunun takım arkadaşlarına, camiaya, taraftarlarına, başkana ve yedikleri ekmeğe ihanetleri olmasaydı bugün işler daha farklı bir boyutta olabilirdi. Samsunspor psikolojik üstünlükle tüm sorunları aşıp, treni rayda tutabilirdi. Tamam, iki hakem de kötüydü. Belki art niyetliydi. Ama Gökhan Alsan’ın üst üste 2 benzer faulü göz göre göre yapması, Nadir’in amatörce kırmızı kart görmesi, Kerem’in kırmızıya davetiye faulü, hele bu haftaya kadar takımı sırtlayan isimlerden Kubilay’ın alakasız bir yerde, gereksiz hareketi – faul bile diyemiyorum. Bu faul değil, faule de hakarettir – affedilemez.

Samsunspor bu kafa yapısını, bu futbolsuzluğunu, bu ruhsuzluğunu, bu kenar yönetimsizliğini değiştirmezse başta da söylediğim gibi ilk iki sıra için geçmiş olsun.

Yapılacak en doğru şey play-off hazırlığına başlamak olmalı. Çok acı ve ağır bir ifade olmuş olabilir. Ama gerçek bu. Binlerce Samsunspor taraftarını sevindirecek tek şey Süper Lig vizesidir. Onun yolu da ne olacaksa, bu saatten sonra razıyız.

Son söz… İnşallah yanılırım. Takım ilk ikide sezonu bitirip, işi daha da riske atmaz. Birileri de bu yazdıklarımı yüzüme vurur. Ben razıyım. Önemli olan Samsunspor’n başarısı, gerisi teferruat…

Etiketler:

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Faruk Türnük :

    24 Mart 2021-11:58

    Ahmet bey herşeyi çıplaklığıyla yazmış.Aynen katılıyorum kendisine.Heba edilen puanlar,sorumsuzluklar,yetersiz kalan teknik heyet.Biz şuan puan ve sıralama olarak çok iyi durumdayız.Ben buna birazda şans diyorum.Sezon başından buyana oynanan futbola bakınca,gerçekten çok şanslıyız.Bizi ancak play-off paklar.Ruhsuzlar yüzünden yazıklar olsun.

Tema Tasarım | Osgaka.com