Ana Sayfa KÖŞE YAZARLARI 12.12.2015 804 Görüntüleme

SAMSUNSPOR’DA SULAR NASIL DURULACAK?



Yasağın başladığı salı günü ve ertesi gün münferit olarak yapılan antrenmanın basına kapalı duyurusu perşembe günü ikinci bir emre kadar olarak açıklandı.   Bir iki gün sürer daha sonra sona erer diye düşündüğümüz basının Samsunspor Nuri Asan Tesislerine alınmama kararı, belli ki en az pazartesi günü oynanacak olan Balıkesirspor maçına kadar sürecek. Samsunspor’un hedefi açısında son derece önemli olan bu maçı her Samsusnporlu gibi bende takımımızın kazanmasını istiyorum.

Peki Samsunspor pazartesi günü oynayacağı maçı alırsa son üç haftada kaybedilen puanların sorumlusu basın mı olacak?

Bu nasıl mantıktır anlamış değilim.

Daha önce çalıştırdığı hiçbir kulüpte sezon tamamlayamamış, geçmişinde birçok vukuatı olan Ümit Özat’ın Samsunspor’un başına getirilmesi yönetimin kararıdır. Saygı duyarım ama başkan Erkurt Tutu’nun son gelişmelerde sessiz kalmasını anlamış değilim.

Ümit Özat’ın önce futbolcuları suçlamaları, daha sonra yönetime göndermeleri, ardından personel ve sağlık ekibini suçlamaları ve son olarak da basına karşı tavır alması.

Herkes yanlış bir doğru Ümit Özat mı?  Yarında sırada taraftar mı var? Bekleyip göreceğiz.

Bunca yaşananlardan yada yaşanacaklardan sonra Samsunspor’da sular nasıl durulacak?

Tıpkı aşağıdaki hikaye misali.

“Zamanın birinde bir köylü ile yılan arkadaş, dost olurlar.Köylü yılana her gün süt götürmekte yılan ise ona her gün bir altın vermektedir.

Bu karşılıklı alışveriş uzunca bir süre devam ediyor. Köylü bir gün hastalanıyor her gün götürdüğü sütü yılana götüyemeyecek. Çağırıyor oğlunu yanına. Bak oğlum bizim bahçenin yanındaki dut ağacının dibinde her gün bir yılan gelir, benim götürdüğüm sütü alır ve yerine bir altın bırakır. Ben bugün hastayım ve bu sütü sen götür ve yılanın verdiği altını getir der.

Oğlu babasının bahsettiği yere gider, sütü bırakır, ancak babasına da kızar. Çünkü babası o altını almak için hergün yılanı ziyaret etmekte ve süt götürmektedir. Her gün gitmekle olur mu? Kim taşıyacak hergün sütü öldür şu yılanı, al altının tümünü der.

Sütü babasının dediği yere bıraktıktan sonra altını vermeye gelen yılana baltayla saldırır yılan kendini kurtarmak isterken aldığı balta darbesiyle kuyruğu kopar. Yılan da can acısıyla oğlana saldırır ve onu boğarak öldürür.

Köylü bekliyorki oğlu gelsin hemde altını getirsin. Gelen yok, giden yok. Oğlunun gelmediğini gören köylü hasta haliyle onu arar. Birde ne görsün oğlu ölmüş, yılan acıyla kuyruğunun yarısı yok vaziyette  ortalıkta kıvranıyor.

Her ikisi de üzgündür köylüde evlat acısı yılanda kuyruk acısı.

Ancak zaman geçer birbirlerine yeniden ihtiyaçları olduklarını anlarlar.Çünkü yılan aç kalır, köylüde altınsız. Tekrar bir araya gelirler ve derler ki yine eskisi gibi dost olalım. Köylü derki sen yine hergün altını ver, ben yine hergün sütünü getireyim der.Yılan kabul eder. Ne yapsın her ikisinin de rızkı kesilmiştir. Mecbur yeniden dost olmayı deneyecekler.

Köylü yine her zaman ki gibi sütü götürür, yılanın verdiği altını alır. Bir kaç gün bu durum devam eder ama bir tuhaflık vardır.Her ikisi de kendini kötü hissetmektedir. Çünkü köylü her gittiğinde yılanı görünce evladının acısını hisseder yılan ise köylüyü gördüğünde kopan kuyruğunun acısını.

Köylü bakar ki bu durumu devam ettiremeyecek. Evlat acısı zor.

Yılana derki:

Kusura bakma .Bende evlat acısı, sende kuyruk acısı varken biz asla dost olamayız. Birbirimizi gördüğümüzde hep bu acıyı yaşayacağız.”

Metin ATLI

 



Yorumlar

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Alp :

    12 Aralık 2015-21:42

    Ümit ozat zaten ilk yari 32 puan bekliyor du şimdi kıvırmasın son 3 .Macı alsın

İlginizi çekebilir

YARDIM ‘YAPAR GİBİ YAPMA’NIN DAYANILMAZ CAZİBESİ…

YARDIM ‘YAPAR GİBİ YAPMA’NIN DAYANILMAZ CAZİBESİ…

error: Content is protected !!