Samsun Canik’ten Bir Hikaye…

Samsun Canik’ten Bir Hikaye…

Bu sene Afyonkarahisar’da düzenlenen 14. Minikler Şenliği’nin başlamasına kısa bir süre kala Samsun Canik Basketbol takımıyla bir araya geldik.

Mehmet Küntüşlü, Samsun Canik Basketbol altyapı takımının eli ayağı… Kendi deyişiyle takımın antrenörü, malzemecisi ve hatta şoförü. Takımında yer alan kızları kendi kızı gibi görüyor. Bir düşüncesi var hocanın. Hepsinin basketbolu iyi öğrenmesini, ama daha da önemlisi iyi bir eğitim almalarını istiyor…

Lafı daha fazla uzatmadan Mehmet Hoca’ya sözü bırakıyoruz.

“Çocuklarımız İlk Kez Böyle Bir Otelde Kalma Fırsatı Buluyor”
‘’Ben emekli bir beden eğitimi öğretmeniyim. Hayatım boyunca hep şunu amaç edindim, nerede elinden tutulması gereken, yardıma ihtiyacı olan çocuklar varsa onları buluyorum. Bizim bölgemiz taşra… Bu otel çok güzel bir otel, bizim çocuklarımız ilk kez böyle bir otelde kalma fırsatı buluyor. Çocuklarımızın böyle yerler görmesini, hedeflerini yükseltmeleri ve özgüvenlerini kazanmaları açısından çok önemsiyorum. Çok zor durumda olan çocuklarımız var.’’

canık-beledıye4-minikler-senligi- (2)
“Yangın Var!”
‘’Buraya gelmeden önce Sinop’ta bir apartman dairesinde kamp yapalım istedik. Ben aşağıda otururken çocuklardan bir tanesi ‘’yangın!’’ diye bağırdı. Çocuklar bize emanet… Çok büyük bir telaşa düştük. Tüm çocuklar aşağıya koştu. Ben nasıl yukarıya çıktığımı hatırlamıyorum. Baktım duman yok, koku yok. Anlam veremedim… ‘’Kim bu yangın diye bağıran’’ diye sordum. Herkes Bahar’ı gösterdi. En küçük kızlarımızdan birisi… ‘’Kızım gel bakalım, nerede yangın?’’ dedim. ‘’Öğretmenim ben ateş gördüm’’ dedi. Beni banyoya götürdü ve termosifonun ateşini gösterdi. Onu yangın başlangıcı olan bir ateş gibi düşünmüş… Bu benim için çok önemli bir şey. Hayatında ilk kez görmüşler. Bunların yaşanması lazım… Bu çocuklar Türkiye’de derece yapıyor.’’

“İlk Hedefleri Üniversite”
‘’Bir erkeği yetiştirirseniz belki bir kişiyi yetiştirmiş olursunuz. Ama bir kız çocuğunu yetiştirirseniz bir kuşağı yetiştirmiş olursunuz. Bu çocukların üniversitede eğitim görmesi çok önemli… Özyeğin Üniversitesi’ne dört tane öğrenci göndereceğiz. Bunun ne kadar değerli bir şey olduğunu anlatamam. Bu çocuklar benim onur ve gurur kaynağım… Bunları anlatırken tüylerim diken diken oluyor. Bu çocuklardan hangisine sorarsanız sorun. İlk hedefin ne dediğiniz zaman ‘’üniversite’’ yanıtını alırsınız.’’

Mehmet Hoca tam da o sırada yan masada oturan Eylül’ü çağırıyor ve aynı soruyu soruyor. ‘’İlk hedefin nedir?’’ Eylül’den tereddütsüz ‘’üniversiteye gitmek’’ yanıtını alıyoruz…

“Burada Kazanıp – Kaybetmek Önemli Değil”
‘’Ben bu işi severek ve isteyerek yapıyorum. Onlara yardımcı olmak, onlara destek olmak benim için çok gurur verici… İnşallah bu çocukların geleceği de çok iyi olacak. Burada tabii kazanıp – kaybetmek çok önemli değil. Ama çıktığımız maçları kazanmak için oynayacağız. Geçtiğimiz sezon Minikler Şenliği’nde maç kaybetmedik. Buraya gelen kız takımları arasında en iyisi biziz, bunu siz de göreceksiniz. Kadromuzda dört tane 2006’lı kızımız var. Biz başarıyı ölçü almadan elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu sene okullar kategorisinde Türkiye dördüncüsü olduk. İlk üç takım İstanbul takımlarıydı… ’’

Hocanın ardından söz miniklerde… Kadınlar liginde televizyondan yayınlanan maçları genellikle takip ettiklerini söylüyorlar. Örnek aldıkları oyuncuları sorduğumuzda ‘’Nevriye Yılmaz, Lara Sanders, Işıl Alben ve Tilbe Şenyürek gibi isimler ön plana çıkıyor. Takım olarak ise Milli Takım’da veya şehirlerinin takımı olan Canik Belediye’de forma giymek istiyorlar…

Röportaj: İbrahim Kalkan
Fotoğraf: Fehmi Özgüler
TBF

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com