Ana Sayfa RÖPORTAJLAR 26 Mayıs 2016

‘Mükemmele Yakın Bir Kamp Oldu’

A Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Ekrem Memnun, on sekiz kişilik aday kadro ile başlayan Olimpiyat Elemeleri hazırlık sürecine dair önemli değerlendirmeler yaptı.
‘Mükemmele Yakın Bir Kamp Oldu’

A Milli Kadın Basketbol Takımımızın bir haftalık kampını gerçekleştirmek üzere gittiği Kranjska Gora’da gerçekleşen çalışmaların son gününde başantrenör Ekrem Memnun Olimpiyat Elemeleri hazırlık sürecini yorumladı. Şu etapta beraber olunan on sekiz sporcudan on ikisi ile yola devam edilirken en iyi ‘takım’ı oluşturmak adına titizlikle hareket edeceğini dile getiren Ekrem Memnun, tüm sporcuların gösterdiği özveri ve verdiği emek sonucunda da Slovenya’da son derece verimli bir kamp geçirdiklerini söyledi.

-Kampın ilk gününde oyuncularınıza ‘Burada kaybedecek bir dakikamız bile yok’ demiştiniz. Geçirdiğiniz bir hafta sonucunda Slovenya kampında yapmak istediğiniz her şeyi yapabildiniz mi?
Ekrem Memnun: Kampımızın verimli geçtiğini düşünüyorum ama şunu unutma ki her zaman daha iyisi olabilir. Sadece basketbola konsantre olmamız için tüm şartların elverişli olduğu bir ortamda kendimizi geliştirmeye odaklanmak konusunda başarılı olduğumuza inanıyorum. Kamp çok yoğun geçti ve oyuncular son derece verimli çalıştı. Burada geçen bir haftada bir dakika bile kaybetmediğimizi söyleyebilirim. Yine de tekrar ediyorum ki her zaman her şeyin daha iyisi olabilir. Büyük resme bakınca ilk aşama için bu kampın mükemmel bir ortamda mükemmele yakın bir tablo oluşturduğunu ifade edebilirim. Otelimizden spor salonuna, doğanın güzelliğinden her ihtiyacımızın elimizin altında oluşuna dek sadece basketbol düşünmemiz için tüm olanaklar bizimle idi. Tabii biraz yorgunluk da meydana geldi ama her şey olması gerektiği gibi oldu. Neticede buraya gelirken aklımda olan her şeyi gerçekleştirebildim.

“En İyi Oyuncuları Seçmek Değil, En İyi ‘Takım’ı Oluşturmanın Peşindeyim”
-Türkiye’nin en iyi on sekiz kadın basketbolcusunu seçtiniz ve bir aday kadro oluşturarak onlarla çalışmaya başladınız. Şimdi altı tanesi ile ayrılık yaşayacağınız vakit de yaklaşıyor…
Ekrem Memnun: En iyi oyuncuları bir araya getirmekten çok ‘en iyi takım’ı oluşturmaya çalışıyorum. Zaten hiçbir oyuncunun bir diğerinden iyi olduğunu söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Benim derdim en iyi takımı oluşturabilecek oyuncuları bir araya getirmek. Nihai kadroya girebilenler, giremeyenlerden daha ‘iyi’ oldukları için o kadroya girmeyecekler. Ben asıl kadronun beraber en başarılı olabilecek isimlerin bir araya gelmesi ile oluşmasını sağlama amacındayım. Zorlanacak mıyım? Hem de çok zorlanacağım. Yine de esasında bu kararı veren ben de olmayacağım, oyuncuların kendileri olacak. Fark yaratacak oyuncularımız var, onları tamamlayacak oyunculara da ihtiyacımız var. Benim yapmak istediğim tek şey, başımıza gelebilecek her türlü durum karşısında en doğru reaksiyonu verebilecek ‘en iyi takım’ haline gelmek. Bizim sahadaki beşimiz en iyi beş, benchimiz de en iyi bench olmalı. Aday kadrodaki oyuncular benim işimi zorlaştırıyor; çünkü hepsi çok çalışıyor. Yine de maalesef bazı kararlar vermek zorundayım. Keşke mevcut on sekiz oyuncumuz ile beraber kalabilsek. Kalamayacağımız için bana düşen en dikkatli seçimi yaparak en başarılı olabilecek takımı oluşturmak…

“En İyi Basketbolu Biz Oynar Mıyız Bilmiyorum Ama En İyi Takım Biz Olmalıyız”
-Aslında siz söz ettiğiniz en iyi takımı oluşturmak için çabalarınıza geçen sene başladınız. Belki de geçen seneden bu seneye nasıl bir aşama kaydedildiğini konuşmak daha doğru olur…
Ekrem Memnun: Geçen sene yeni bir sistem oturtmak adına bir adım attım. Bir planım vardı. Maalesef o planı istediğim gibi yürütemedim. Sezonun yoğunluğundan ve kendi konsantrasyonumla ilgili bazı şartlardan dolayı bu plandan bir süreliğine uzaklaşmam gerekti. Euroleague oynayan bir kulüp takımı ile çalışırken Milli Takım ile de çalışmak mümkün olmayacaktı ve sezon sürerken Milli Takımdan ayrılmak durumunda kaldım. Dilerdim ki o şekilde bir gereklilik doğmasaydı, ben Kasım ve Şubat aylarındaki maçlarda da takımla beraber olsaydım ama o süreç bir kesintiye uğradı. O dönemde Aziz Akkaya takımımızla birlikte sistemimizi en iyi şekilde sürdürdü. Bu arada Kasım ve Şubat aylarında bir takım oyuncular çeşitli sebeplerden dolayı ekip ile beraber olamadı. Olsalardı bence yüzde yüz daha iyi olurdu. Neticede önemli olan şimdi hep beraber olmamız. Ben takımıma inanıyorum. Tecrübeli oyuncularımıza çok ihtiyacımız olduğunun da altını çizmek istiyorum. Herkesin sağlıklı ve sahaya çıkmaya hazır olması azami önem taşıyor. Türkiye A Milli Kadın Basketbol Takımı, yakın geçmişi çok büyük başarılar ile dolu olan bir takım. Söz konusu başarıları da iyi ‘takım’ olarak başardılar. O başarıların içinde değildim ama benim gözlemim bu yönde. Ben yine başarıyı getirdiğine inandığım bu olgunun peşinde gitmek istiyorum. Tecrübeli isimlerin yanında genç arkadaşlarımız var ve hepsi burada olmanın kıymetini bilen, bu takıma değer katan oyuncular. En iyi basketbolu biz oynar mıyız bilmiyorum ama en iyi takım biz olmalıyız. Soruna net bir cevap vermek adına şöyle söyleyebilirim; geçen sene attığımız yeni adımların ardından ben bir süre ekipten ayrı kalsam da bir senede kaydedilen aşama son derece umut verici ve her şeyin çok daha iyiye gideceğine dair de inancım tam.

“Kampımızın Amacı Sporcuların Gerçek Potansiyellerini Ortaya Çıkarmaktı”
-Kamp sürerken, antrenmanların temposunun olabilecek en yüksek seviyede olması konusunda oyuncularınızı sürekli uyardınız. Acaba onlara sahip olduklarını düşündükleri potansiyelden daha fazlasını barındırdıklarını mı göstermek için mi çaba sarf ettiniz?
Ekrem Memnun: Bunu yapmaya çalıştığım doğru. Bence bu kampın amacı da onların gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmak. Oyuncularla ilgili söyleyecek olumsuz tek bir kelimem dahi yok. Herkes maksimum konsantrasyon ve performans ile temposu çok yüksek olan antrenmanları tamamladı. Bu kampta hem ‘takım’ olmak hem de oyun düzenlerimizden bir kısmını oturtmak için çabaladık ve geçen sene onlarla paylaşmaya başladığımız prensiplerimizi onlara hatırlattık. Kondisyon çalışmaları üzerinde fazlası ile durduk. Herkes kendini her saniye zorladı ve ben de onları olabildiğince zorlamaya çalıştım. Yine de antrenör olarak oyuncuları istediğin kadar zorla, önemli olan oyuncunun kendini geliştirmek için ne kadar istekli olduğudur. Bu noktada da kampımız olabilecek en yüksek performansta geçti. Her oyuncu sahip olduğu maksimum enerji ve birikimle çabaladı. Yine de her zaman ‘daha’sını aradığım için, ben daha iyi olabileceklerine inanıyorum… Olimpiyat elemeleri için de önümüzde yirmi gün kadar bir zaman var. Hazırlık adına bu süre bize yeterli olacaktır.

“Olimpiyat Elemeleri Mücadeleleri Çok Sert Geçecek”
-Peki, önünüzdeki bu yirmi günlük süreç nasıl geçecek ve Olimpiyat Elemeleri vakti geldiğinde takım nasıl bir durumda olacak?
Ekrem Memnun: Öncelikle Fransa’da gerçekleşecek eleme turnuvasının çok fazla önem verdiğimiz bir turnuva olduğunu söylemem gerekiyor. Biz Olimpiyatlara gitmek istiyoruz, orada başarı elde etmek istiyoruz ve öncelikle elemeleri atlatmamız gerekiyor; önümüzdeki ilk basamak bu. Bu yüzden örneğin Olimpiyat Köyü ile ilgili aramızda hiç konuşmuyoruz. Oyuncularıma da hep söylüyorum; eleme maçlarına odaklanmamız gerekiyor. Orada çok sert maçlar gerçekleşeceğini düşünüyorum. Oraya gidip en iyi mücadelemizi vererek, mümkünse üç maçta başarı sağlayıp Olimpiyat vizesini almayı amaçlıyoruz. Tüm oyuncular ve teknik ekibin motivasyonu bu yönde, sadece bunun için hazırlanıyoruz. Sahip olduğumuz hazırlık süresi dâhilinde de hiçbir şeyin bizi olumsuz etkilemesine izin vermeden en hazır ve en kuvvetli hale geleceğiz. Oyuncularımın tecrübelerine, bilgilerine, yeteneklerine inanıyorum. Organizasyonumuz çok iyi. Ekibime de son derece güveniyorum. Hiçbir engel kolay aşılmaz. Herhangi bir kazaya imkân vermemek ya da işimizi şansa bırakmamak için elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Bu arada önümüzdeki yirmi günlük süreçte kadroda meydana gelecek azalmayı ne zaman uygulayacağımıza henüz karar vermedik. Öncelikle İstanbul’a dönünce Nijerya ile oynayacağımız ikili temas maçları var. Nijerya’yı seçme sebeplerimizden biri de eleme grubunda Kamerun ile mücadele edecek olmamız ve o maçlara hazırlanmak için bize faydası olacağına inanmamız. İki ekip de Afrika’da etkili bir ekolde birbirlerine benzer; sert ve atletik basketbol oynuyorlar. Nijerya ile iki tane yüksek tempolu maç yapacağız. Kazanmak tabii ki önemli ama bizim için daha önemlisi o maçlardan kendimize neler katacağımız olacak… Herhangi ciddi bir sakatlık sorunumuz olmaması da çok sevindirici. Umuyorum ki bu durum değişmez, tüm sporcularımız sağlık ile sahada olurlar. Nijerya ile oynadığımız maçlardan sonra da Belarus’a bir hazırlık turnuvasına gideceğiz ve Olimpiyat Elemeleri vakti geldiğinde performansımızı gelebileceğimiz en iyi noktaya taşımış olacağız.

Röportaj: Şansın Tokyay
Fotoğraf: Ahmet Tokyay

TBF

Etiketler:

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com