Ana Sayfa RÖPORTAJLAR 27 Eylül 2016 907 Görüntüleme

Ayhan Kalyoncu, ‘Antrenör, İnsan Sarrafı Olmak Zorundadır’

Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Samsun BŞB Anakent’in başantrenörü Ayhan Kalyoncu, kendi kariyerinden oluşturduğu takıma dek bir çok konuda tbf.org.tr için kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Samsun BŞB Anakent’in başantrenörü Ayhan Kalyoncu, kendi kariyerinden oluşturduğu takıma dek bir çok konuda tbf.org.tr için kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Aklında antrenörlüğe dönmek yokken Samsun ekibinden gelen teklifi kabul ettiğini söyleyen Kalyoncu, kulübün altyapısına da çok ciddi bir önem verdiğini ve A Takımı altyapıdan beslemeyi hedeflediğini dile getirdi. Türkiye Basketbol Ligi’nin mevcut yapısını, kendi takımını ve oyuncularına olan yaklaşımını içtenlikle yorumlayan tecrübeli antrenör, Samsun BŞB Anakent’in hızlı ve göze güzel gelen bir basketbol sahaya koymasını istediğini de ifade etti.

-Sohbetimize Samsun BŞB Anakent Başantrenörü olarak dâhil olduğunuz Türkiye Basketbol Ligi organizasyonunu sizin gözünüzden dinleyerek başlamak isterim…
Ayhan Kalyoncu: Türkiye Basketbol Ligi, üç – dört sene öncesinin Süper Lig’i haline gelmiş durumda. Bunun en önemli sebeplerinden biri de Süper Lig’deki yabancı kuralının değişmiş olması. Orada yabancı oyuncu hâkimiyeti olunca, üst seviye Türk oyuncular forma şansı bulmakta zorlanmaya ve Türkiye Basketbol Ligi’ne yönelmeye başladı. Afyon Belediye, Eskişehirspor, Acıbadem ve Sakarya ekiplerinin bir Süper Lig takımından hiçbir farkı yok. Bursaspor, Petkim, İstanbulspor Beylikdüzü, bunlar da üst sıraları zorlayacak takımlar. TBL’de çok ciddi yatırımlar var ve kalite gerçekten tartışmaya açık olmayacak şekilde yüksek…

“Osman Rendeci Beni Aradıktan Sonra Samsun’a Geldim ve On Dakikada Anlaştık”

-Peki, sizin Türkiye Basketbol Ligi ve Samsun BŞB Anakent ile yollarınız nasıl kesişti?
Ayhan Kalyoncu: Geçen sezon antrenörlük yapmadım, biliyorsun Lig TV’de yorumculuk yapıyordum. Kızlarım Fenerbahçe’de basketbol oynadığı için iki sene önce İstanbul’a yerleşmiştim. En son Süper Lig’de Karşıyaka’da çalışmıştım. O görevimden sonra Türk basketbolu adına kendi doğrularımı herkese aktarabilmek için çok mücadele ettiğimi söyleyebilirim. Kendimi Türk basketbolunun bir emekçisi olarak görüyorum. Yine de bir yerden sonra bazı şeyleri değiştiremeyeceğimi anladım ve biraz da kırgın olarak kendimi antrenörlükten geri çektim. Tabii bu demek değil ki basketboldan koptum, televizyonda yorumculuk yaparak basketbolun içinde kaldım. Önceden TRT’de de yorumcu olarak bulunmuştum, yabancı olduğum bir iş değildi. Bu süreçte kendi kararlarımın muhasebesini de yaptım. Kendi kendime dedim ki ben bu kadar yıl bu spora emek verdim; basketbola hem amatör hem de profesyonel bir ruh ile birçok katkıda bulundum. Bahsettiğim muhasebeyi yaparken çelişkiler de yaşadım. Ya mevcut sistemi olduğu gibi kabul edip tekrar antrenörlüğe dönecektim, ya da basketbolun medya kısmında yer alacaktım. Bu iki seçeneği kafamda tarttığım dönemde tesadüfen şu anda Samsun BŞB Anaket’in genel menajeri olan eski basketbolcu Osman Rendeci aradı. Kendisi aynı zamanda Samsunlu… O da uzun bir zaman basketboldan kopmuş ama kulüp yönetiminin ona getirdiği bu teklifi kabul etmiş. Bu aşamadan sonra da bana ulaştı. Ben beklemiyordum böyle bir öneri çünkü antrenörlük arayışı içerisinde değildim. Yine de ondan gelen telefonun ardından kendisiyle Samsun’da buluştum ve on dakikada anlaştık. Karşılıklı enerjilerin uyması, frekansın tutması denen bir şey vardır. Osman Rendeci ile kafa yapılarımızın aynı olduğunu anlamam birkaç dakikamı aldı. Samsun Anakent yeni lige çıkmış bir kulüp ve ben bu takım için uzun vadeli projelere sahibim, karşımda da aynı düşünce biçimine sahip insanlar görünce çok memnun oldum.

ayhan-kalyoncu-antrenor-insan-sarrafi-olmak-zorundadir-2

“Amacım Samsun BŞB Anakent’in Altyapısının, Kulübün A Takımına Oyuncu Yetiştirmesi”

-Yeni kulübünüz ile anlaştıktan sonra ilk işiniz ne oldu?
Ayhan Kalyoncu: Anlaştıktan iki gün sonra ilk işim altyapılarımızdaki sporcuların velilerini toplayarak gerçekleştirdiğim sohbet toplantısı oldu. Yetmişe yakın veli ile altyapı seviyesindeki basketbolun çocuklara faydalarını, antrenör – veli ilişkilerini tartıştık. Şimdi amatör ruhla basketbola sevdalanan çocukların hem ileride profesyonel olabileceğini, hem de olmasalar dahi bu yıllarda aldıkları basketbol disiplininin hayatları boyunca onlara katacaklarını konuştuk. Bizim sahip olduğumuz altyapının zaten profesyonel bir altyapı olduğunun altını çizmek isterim. Samsun’da çocukların spora başlamaları ve sağlıklı sporcular olarak yetişmeleri için inanılmaz güzellikte tesisler, imkânlar var. Benim kızlarım Karadeniz Ereğli’den İstanbul’a geldiler çünkü İstanbul’da kendilerini daha iyi geliştirebileceklerdi. Ancak Samsun’daki çocukların İstanbul’a, Ankara’ya gitmelerine gerek olmayacak çünkü Samsun son derece yeterli bir şehir. Benim de buraya gelmemin en önemli sebeplerinden biri altyapıdan Samsun BŞB Anakent takımına üç dört sene içerisinde en az iki üç oyuncunun çıkmasını sağlamak. Şu anda altmışa yakın lisanslı sporcumuz var altyapımızda ve bunu biz bu yaz gerçekleştirdik. Samsun DSİ ile görüştük ve onların oyuncularının çoğunu lisanslı olarak bu tarafa aldık, onlar da bize yardımcı oldular. Bu hususta sağlam adımlar atıyoruz ve bu yüzden benim kulüple anlaşmamın ardından ilk işim de bu yönde bir organizasyon yapmak olmuştu. Tabii imzayı attıktan sonra hızlıca transfer hamleleri gerçekleştirip ekibimizi oluşturduğumuzu da söylemeden geçmeyeyim…

“Çok Paranız Olması Doğru Bir Takım Kurabileceğiniz Anlamına Gelmez”

-Takımınızı bir araya getirme süreciniz nasıl oldu?
Ayhan Kalyoncu: Ağustos başında 6 – 7 tane Türk oyuncuyla anlaşmıştık ve onlarla çalışmaya başladık. Antrenmanlara en erken başlayan, ama kadrosuna son halini de en geç veren takımlardan biriyiz. Yabancı oyuncuları titizlikle aradık, hiç acele etmedik. Neticede garanti ama sınırlı bir bütçemiz var. Zaten çok paranız olması doğru bir takım kurabileceğiniz anlamına gelmez. İyi takım kurmak doğru kimyayı oluşturmak demektir. Biz de bunu sağlamak için çok ciddi arayışlara girdik ve başarılı olduğumuza da inanıyorum. Federasyon Kupası grup maçlarını oynamaya gelmeden önce de dört tane hazırlık maçı yapmıştık, keşke daha çok yapabilseydik. Yine de beşte beş yaparak gruptan lider çıktık. Doğru karakterleri bir araya getirince çok kısa sürede ‘takım’ olduk. Tecrübeli oyuncular ile genç oyuncular arasında uyumu bulduğunuz zaman çoğu sorun çözülüyor, biz bu konuda çok şanslıyız. Oyuncular ile benim aramda da bir diyalog eksikliği yok. Ben her konuşmamı üzerinde uzun uzadıya düşünerek yapmam, mevcut anın bana hissettirdikleri ile doğal diyaloglar kurarım oyuncularımla. Ben onlara hep şunu söylüyorum: “Siz benim için önce insan, sonra sporcu, sonra basketbolcusunuz”. Benim felsefem bu ve ne kaybettiysem bu felsefe yüzünden kaybettiğim gibi, ne kazandıysam da yine bu felsefe sayesinde kazandım. Takımımı da beni anlayacak, benimle basketbolu paylaşacak oyuncuları bir araya toplayarak oluşturmaya çalıştım…

“Takımımın Göze Güzel Gelen Bir Basketbol Oynamasını İsterim”

-Samsun BŞB Anakent ile nasıl bir basketbol ortaya koyma amacınız var?
Ayhan Kalyoncu: Hızlı basketbol oynamayı seven bir antrenörüm. Şu hiçbir zaman unutulmamalı ki basketbol seyirci ile oynanan bir spordur ve görsel kalitesinin de yüksek olması gerekir. Senin maçını izleyen seyirci eğer sen statik, sete set, yavaş basketbol oynarsan sıkılır. Sen sürekli kazansan da seni izlemek istemez. Seyirci tempo, mücadele, güzel hareket görmek ister. Neden bugün NBA dünya markası? Çünkü play off dönemine dek NBA’de kimse pek müdafaayı ön plana almaz. Amerikalı seyirci de gelip hücum şölenlerini izler, keyif alır. Tabii ki ben sadece bunu düşünerek takım kurmuyorum asla, ama bu konunun benim için önemli olduğunu yeri gelmişken söylemek istedim. Seyirci ile bütünleşme noktasında da gerekli bir husus neticede. Hızlı basketbolu sevdiğim için oyuncularımı da bu sisteme adapte etmeye çalışıyorum. Federasyon Kupası grup maçlarından Gelişim Koleji ile oynadığımızı örnek vereyim bu noktada. Sezon boyunca o karşılaşmadaki ritmimiz ile oynarsak her maçı kazanma şansımız olduğunu söyleyebilirim. O maçta takım olma adına da çok yol kat ettik, o yönden de bir hayli önemliydi.

“Maçı Kazansak da Kaybetsek de Elimizden Gelen Her Şeyi Yapmış Olmalıyız”

-Yeni geldiğiniz bu şehirde kendiniz için nasıl hedefler belirlediniz?
Ayhan Kalyoncu: Bu sezon Samsun’da ilk hedefim Samsun halkına erkek basketbolunu sevdirmek olacak. Müthiş tesislere sahip bu kentte öncelikli amacımız bu… Benim niyetim Samsun halkını takımımız ile bütünleştirip güzel bir birlik beraberlik havası yaratmak. Basketbolu severek izleyen bir taraftar kitlesinden daha güzel ne olabilir? Bunun da bence birinci şartı sahada mücadele eden bir takım ortaya koymaktır. Oyuncularıma da söylüyorum; biz sahada gerçekten mücadelemizi verelim, maçı kaybetsek de salondan başımız dik çıkarız ve seyircimiz zaten bizimle gurur duyar. Oyuncu maçı kazansa da, kaybetse de maçın sonunda elinden gelen her şeyi yaptığını hissetmeli… Bu duygu elimizde olduğu zaman zaten hiçbir şey kaybetmiş olmayız. Bir başka hedefim de bütün sezon bu duyguya sahip olabilmek.

“Her Oyuncuyu Farklı Şekilde Motive Etmek Gerekir”

-Hepsi farklı farklı karakterlere sahip tüm oyuncularınızı bir ortak bilinç altında toplamayı nasıl başarıyorsunuz?
Ayhan Kalyoncu: Teknik kapasite olarak tüm antrenörler zaten belli bir seviyede, böyle de olmak zorunda. Ondan sonraki olay oyuncuyla empati ve doğru diyalog kurmaktır. Antrenör insan sarrafı olmak zorundadır; işin püf noktası bu. Bence bunlar bir insanda doğuştan oluyor. Kendini ve sahip olduğun özellikleri geliştiriyorsun, o ayrı. Yine de işin doğal yetenek kısmı önemli bir konu. Bir kere her oyuncuya aynı davranamazsın. Her oyuncuyu karakterinin yapısını anlamış olarak farklı şekilde motive etmek gerekir. Bu herkese eşit davranmamak anlamına gelmez, yanlış anlaşılmasın. Eşit ilgiyi farklı şekillerde göstermek lazım. Ben bunu yapıyorum. Her oyuncu benim için eşittir, ama onlara yapılarını analiz ederek yaklaşırım. Bazı oyuncuya sadece bakarak onunla anlaşırsın, bazısına uzun uzun derdini anlatırsın, bazısına da mesajını hiçbir şey söylemeden verirsin. Herkesin de forma şansı eşittir ve benim oyuncum ‘Çalışırsam Ayhan Ağabey bana bu formayı verir’ bilincine sahiptir. Benim derdim her oyuncumdan maksimum verimi almaktır. Oyuncunun potansiyelini bilmeden de bunun için çabalayamazsın…

Röportaj: Şansın Tokyay
Fotoğraf: Ahmet Tokyay

TBF

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com