YENİLMEZLİK SÜRÜYOR…

Yetmişli yılların sonunda eğitimde öğretmen açığını kapatmak için, hızlandırılmış eğitim adı altında çok sayıda kişi öğretmen yapılmıştı. TFF 1.Ligin hızlandırılmış maç programı bana o dönemi anımsatıyor.

Üç gün arayla maç oynamak, üstelik eksik kadro ile! Bu; zor olanın, Samsunspor adına bir kat daha zor olması demektir.

‘Zoru başarmak bizim işimiz’ gibi sığ sözlerle hamaset yapma ucuzluğunun elbette ki bir faydası yok. Ama keşke transfer yapılabilseydi ve güçlü olmasa da keşke alternatifli bir kadroya sahip olabilseydik. Ne yaparsın ki “eldeki malzeme” bu…

Manisaspor maçıyla başlayan çıkışımızın karnesi; dokuz puan, artı yenilmezlik. Ekonomik sıkıntılarla boğuşan, üst düzey yönetimsel sorunlar yaşamış ve transfer yapmamış bir takım için hiç de küçümsenecek bir tablo değil bu…

Oynadığımız ve oynayacağımız maçların her biri birbirinden zor ancak; Samsunspor da son haftalardaki başarısıyla artık ‘kolay lokma’ olmadığını dosta düşmana gösterdi diye düşünüyorum. Bugüne kadar belki bizleri çok mutlu edecek futbol ortaya koyamadı ama mücadeleci kimliğimizi sahaya yansıtma becerisini gösterdik.

MKE Ankaragücü tartışmasız ligin en kaliteli kadrosuna sahip takımlardan biri… Sahada ne yaptığını bilen oyunculara sahip. Biz ceza sahasına taşıdığımız topları bir bir ezerken, iki üç pasla Furkan’la karşı karşıya kaldılar.

Elbette futbol hatalar oyunu ama basit bir top kaybının kalemizde gole dönüşmesi iyi olmadı. Üstelik ‘şampiyon gibi oynuyoruz’ diye düşündüğümüz dakikalarda hiç iyi olmadı… Neyse ki imdadımıza penaltı yetişti. Neyse ki diyorum lakin rakip golün hemen sonrasında zamana oynamaya başlamıştı. Bu gol soyunma odasında ki tüm hesapları değiştirdi tabi…

İkinci yarı beklentilerimizi karşılayacak golü bulamadık ama yemedik de… Samsunspor’un tehlike sayılabilecek bir şutuna karşın, rakibin tam beş tehlikeli şutu vardı. Maçtan evvel sorsalar beraberliğe razı olabilirdik belki ama biraz daha aklı başında oynamış olsaydık üç puanla ayrılabilirdik.

Bir kez daha yineliyorum Ayite neyse, Chibuike ya futbolu unutmuş ya oynamaya gönlü yok. İpekoğlu’nun Enes tercihi bence yanlıştı… Onun yerine güçlü fiziği ve tecrübesiyle geçen Cuma günü iyi bir performans sergileyen Angan tercih edilmeliydi.  Bir çift sözü de Ahmet Burak Solakel hak etti. Ezbere orta yapmak ona hiç yakışmıyor.

Bugüne kadar defanstaki özellikle de stoper mevkiinde ki eksiklerimizi dile getirmiştik. Anlaşılan o ki asıl dert ikinci bölgede. Üçüncü bölgeye olumlu top taşıyamazsak golü nasıl bulacağız?  İpekoğlu saha içi rotasyonla açığı biraz olsun giderebildi…

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

PARAYLA SAADET OLMAZ!…

PARAYLA SAADET OLMAZ!…

Tema Tasarım | Osgaka.com